Sinem Dişli’nin fotoğraf, enstalasyon ve videolarından oluşan Cereyan/Currents Sergisi, The Empire Project’de 14 Kasım’a kadar açık kalacak

0 7
Burgaç 2015, 130 x 180 cm. Arşivsel Pigment Baskı 
Sinem Dişli’nin sergi serisi, başta su olmak üzere, yaşamın diyalektiğini, elementlerin karşılıklı bağlılığını, birlikte işliyor. Bir örgü içinde etkileşen yapılarını inceliyor. Sanatçı bu çalışmasında doğup büyüdüğü şehir Urfa’dan başlayarak batı Asya’nın en uzun ve tarihsel olarak en önemli nehirlerinden biri olan Fırat ile üzerinde yapılan GAP projesi ve Mezopotamya’ya odaklanıyor.
GAP (Güney Doğu Anadolu) projesinin bir  hidroelektrik santrali olmasının yanı sıra aslında, “verimsiz” alanlara getirilen bir gelişimi, modernleşmeyi dolayısıyla sosyal ferahlığı, özgürlüğü, keşfetmeyi ve umudu temsil etmesi üzerine dair sürekli yapılan vurguların gerçekliğini irdeliyor. Bölgedeki kurak topraklara suyun getirilmesiyle büyük ölçekteki mekanik tarımsal yönlendirmelere, bununla birlikte köyleri, kasabaları, yerel kültürü, bölgenin muhtelif-karmaşık yapısını, kadim mirasını sular altında bırakan dönüşümlerle devam eden süreci inceliyor.
Kimilerinin ekonomik gelişim ve ilerlemenin bir yansıması olarak gördüğü bu gidişatın, her tarafa yayılmış endüstrinin ve modernizasyonun ani gelişimi, yerel toplulukların ve ekolojik sistem üzerinde nasıl belirleyici güçler olduğu, nasıl kurgulanıp nasıl uygulandığını sorgulayan sanatçı, söz konusu bölgeyi, geçmiş ve şimdiyi kapsayan, değişen ve başkalaşan yaşam kaynağı olan enerji ve hafıza barındıran bir alan olarak ele alıp, bütüncül bir yaklaşımla cereyan serisinde gözlemlemeyi hedefliyor.
Fotoğraf, enstalasyon ve videoları içeren bu sergi, evrende varlıklardan sadece biri olan insanın etrafındaki bütünsel yapıya müdahalesinin, birbirine dönüşen enerjiler içindeki, ağların ve bağların üzerindeki kaçınılmaz etkilerini, kapsamlı şekilde sunuyor.

 

Sanatçı kendi memleketinin keşfini kişisel geçmişten ve var oluştan yola çıkarak toplumsal olana doğru bir inceleme yaparken aynı zamanda Mezopotamya’nın kültürel mirasını kapsayan ruhsal kavramları birbirine bağlı ilişiklileri olan, boşluk ve çevreyle olan evreni bir bütün olarak gören kaygılar içinde olup, bu bölge etrafındaki dönüşmeleri inceleyip kendi pratiğindeki geçişlerle de vurgu yapıyor.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.