Sema Maşkılı: “İnsanı etik değerler ile hayvani içgüdülerinin arasına sıkışmış bir varlık olarak ele alıyor ve insan doğasının karmaşıklığını sorguluyorum.”

0 85

Sema Maşkılı yeni kuşak ressamlardan. Resimlerinde şiddeti, egoyu ve çatışmayı insan bedeni üzerinden sorgulatmayı başarıyor…

Eserleriniz üzerinden sanatınızın gelişim ve değişim sürecini anlatır mısınız?

Sanat eğitimime lise dönemimde batı sanatı ustalarından çok sayıda kopya yaparak başladım. Bu dönem Velazquez ve Gericault’un insana yaklaşım biçimi beni etkilemişti. İstanbul Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nde okuduğum o yıllarda geometrik altyapı üzerinden figürü biçimlendirmeyi daha doğrusu çözümlemeyi öğreniyorduk. Hala desenimde o dönemin izleri görülür. Sonraki yıllarda, üniversitede ve sonrasında kendime yakın bulduğum alan içinde birçok şey denedim. Okuldayken Sembolistlerden ve Romantizmden etkilendiğim bir dönemim oldu. Sonrasında Max Ernst ve Alman Ekspresyonistleri dikkatimi çekmişti. Kendinizi ifade etmek için sonsuz bir yolculuk sanat. Bazen konularınız da değişebilir. Örneğin üniversite dönemimde resimlerimde çoğunlukla insanı resmetmeme rağmen mezun olur olmaz bir dönem metafizik diye tanımlayabileceğim peyzajlar yapmaya başladım. Bütün bu değişimler kendiliğinden oluyordu. Beyoğlu’nun gürültüsünün içinde balkonu yaşlı ve büyük ağaçlarla dolu devasa bir bahçeye bakan bir ev kiralamıştım. Bu durum beni etkilemiş olmalı. Sanatçı için sanatı en zevkli kılan kısım bence bunun gibi değişimler. Sonrasında bu peyzajlara figür girdi ve yıllar sonra peyzaj konularımın arasından tekrar çıktı. 2010’dan sonra bir dönem  tuval yüzeyinde fonda çeşitli dokular deneyerek  figüratif çalışmalarıma devam ettim. Şimdilerde birbiriyle çarpışan mücadele eden figürler yapıyorum.

Günümüz sanatı hakkında neler söylemek istersiniz?

Sanatın sınırlarının hiç olmadığı kadar yıkıldığı bir dönemden geçiyoruz. Bazı sanatçılar çok iyi işler çıkarırken bazıları da en sınırsız yaratıcılığın, teknolojinin ve en yeninin peşinde giderken yolunu şaşırıyor. Örneğin bazı sanatçılar sadece yeni bir malzeme denediği için kişisel bir iş ürettiğine inanıyor malzemenin plastik açıdan eser içinde yaratıcı bir anlam bulup bulmadığı konusu  ikinci planda kalıyor. Değerleri kaybetmeden, içeriği boşaltmadan, popüler olanın tuzağına düşmeden bağımsız şekilde üretmek lazım.

Son çalışmalarınızın hikayesi nedir? 

İnsan bedenini kullanarak şiddet, varoluş ve ego kavramları üzerine yoğunlaşıyorum. İnsanı etik değerler ile hayvani içgüdülerinin arasına sıkışmış bir varlık olarak ele alıyor ve insan doğasının karmaşıklığını sorguluyorum. Kompozisyonlar hayvansı bir şekilde birbiriyle çarpışan bedenler, iç içe geçmiş anatomik yapılar, ezilip deforme olmuş beden uzuvlarından oluşuyor. Çalışmalarımın çıkış noktası bir varlığın ikinci bir varlığı kabullenmemesi üzerinden temelleniyor. Varlık ilk önce kendini olumluyor ve bunu yaparken kendi dışındakini ötekileştiriyor. Diğerini olumlasa dahi kendisinden asla vazgeçmiyor. Bu bağlamda insanın mental ve fiziksel şiddete olan eğilimlerini yorumluyorum. Şimdilerde bu konuya bazı otoportreler de dahil olmaya başladı.

Sanat ve sanatçı tanımınızı alabilir miyim?

Sanatın tarifi ve ona bakış açısı her ne kadar her yüzyılda değişmiş olsa da değişmeyen tek ortak payda kişisel bir estetik anlayış ve yaratıcı bir bakış açısı ortaya koymuş olmak. Sanatçı bir fikir ve yeni bir estetik ortaya koyan ve bütün hayatını kendine ait bir iz oluşturmaya adamış olandır. Hayatının sonuna dek kendi inandığı ve yarattığı alanda öğrenme ve ilerleme devam eder ve hep daha iyisini ortaya koymak için uğraşır.

Sanatçının diğer insanlardan farkı var mıdır?

Biraz farklıdır tabii. Yaptığı iş gereği toplumun geneline benzemeyen bir yaşam stili vardır. Sanat yaptığı için ister istemez maddi çıkarlar arka planda kalır. Bu yüzden toplum onları garipser. Birçok şeyi diğerlerinden farklı görürler. Toplumun genel yapısına uyumlu sanatçılar da vardır uyumsuzlar da. Sanatçılar arasında da çok farklar vardır. Örneğin sanat tarihinde oldukça sıradışı bir yaşamı ve karakteri olan Van Gogh ta var, bir şekilde sistemin genel yapısına uyum sağlayabilen hem çok iyi eserler üreten ama aynı zamanda diplomatlık yapmış olan bir Rubens örneği de var.

Mutluluk ve sanat arasındaki ilişki nedir sizce?

Bazıları farklı düşünebilir ama benim görüşüme göre sanatsal yaratı mutluluktan ötürü gerçekleşmez. Genelde sanatçının hep bir derdi olur. Yaratıcılık bu dertten doğar.

Sizi yaratmaya iten, tetikleyen unsurlar, ilham kaynaklarınız nelerdir?

Kendi yaşantım, yaşadığım toplumda karşılaşılan sorunlar ve tabii genel olarak yaşadığımız yüzyılda insanın sorunları, ruh hali, çelişkileri, öfkesi, trajedisi, bencilliği, yalnızlığı, korkuları. Bunların dışında bazen tesadüfen bir yerde karşıma çıkan bir görsel sahnede tetikleyici olabiliyor.

Beğendiğiniz sanatçılar ve eserleri hakkında neler söylemek istersiniz?

Max Ernst resimlerindeki ürkütücü, garip biçimli hayvanlar ve insanı rahatsız edici doğa görünümleri ve gerçek dünyanın unsurlarını kullanarak onu felsefi bir şekle dönüştürmesi beni etkilemiştir. Frotaj tekniğini kullanarak yaptığı orman resimlerini şaşırtıcı buluyorum. Francis Bacon diğer sevdiğim bir sanatçı. Figürlerinde şiddet, deformasyon ve yalnızlık var.  Ayrıca figür mekan ilişkisi çok çarpıcı. Oskar Kokoscha, Otto Dix, Lucian Freud de ilgimi çeken ressamlardan bazıları.

Sanatın insan yaşamındaki yeri nedir, ne olmalıdır?

Sanat herkesin ulaşabileceği bir yerde olmalı. Sanat herkesin iyi ya da kötü deneyimlemesi gereken bir şey.

Corona ve yaşadıklarımız hakkında neler söyleyebilirsiniz? Sanata etkisi nasıl olacak?

Sanatçılar zaten yaptıkları işin doğası gereği yalnızken üretirler. Dolayısıyla yalnız geçirdiğimiz zamanlar çok olur. Fakat bu salgın bizi daha da yalnızlaştırdı. Şimdi adeta atölyeye mahkûm olduk. Her gün iyi kötü bir şeyler üretiyoruz. Bu zorunlu yalnızlaşma her sanatçıda üretime farklı yansıyacaktır. Bu durum ileride ters etki de yapabilir, salgın bittikten sonra sanatçılar kolektif işler yapmaya da yönelebilir. Ortak yapılan projeler çoğalabilir.

Size verilmiş en etkili profesyonel nasihat neydi, kim vermişti?

Kendi alanımla ilgili hayatıma çok önemli etki etki eden bir nasihat almadım.

Sema Maşkılı

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.