Riyat Gül: “10’dan fazla bitkiyi Türkiye’de sadece Datça’da görebilirsiniz. Datça ve Bozburun yarımadalarında endemik ve dünyada sadece burada bulunan iki bitki türümüz var.”

0 14

Fotoğraf: Hasan Yıldırım

“Flora” isimli facebook sayfasında hemen her gün ülkenin her yanından paylaşılan bitki fotoğraflarını, bilgilerini incelemeyi seviyorum. Grubun kurucusu Riyat Gül’ün Datça’da yaşadığını duyunca bu röportaj doğdu..

 
Datça’da yaşamak hakkında neler söylemek istersiniz? Mutlu musunuz burada?
Datça, kendi kendine yetemeyenlere, denize, gökyüzüne veya kırlara dakikalarca hiçbir şey yapmadan bakamayan insanlara göre bir yer değil. Yalnızlığının farkına varmış, halinden memnun ve zamanını “harcayarak” değil keyifle geçirebilen insanlara göre bir yer. Datça’ya bilerek ve isteyerek geldim ve çoook huzurluyum. “Mutluluk” kavramı değişken olduğu için mutlu muyum değil miyim yanıt veremeyeceğim.
 
Irvin Yalom bir kitabında “kertenkele gibi” olabilmekten sözeder. Uzun yıllar boyu kendisiyle kalamadığını farkedip deniz kenarında bir tatil yapmaya karar veren yazarın, bir gün denize bakan kayaların üzerindeki bir kertenkeleye takılır gözü. Kertenkelenin birkaç saat boyunca hiç kıpırdamadan güneşin tadını çıkardığını, kendisinin hiç kertenkele gibi olamadığını farkeder. Bu, modern insanın en önemli sorunu bence. Datça kertenkele gibi olabilenler için..

 

Fotoğraf: Mustafa Atamer

 

Hayallerinizde nasıl bir Datça var?
Hayallerimdeki Datça, 1990’ların Datçası. Rant uğruna her yerde olduğu gibi geri dönüşü olmayan bir garabete döneceğinden korkuyorum. Paranın ve betonun “gelişme” olduğunun sanılması illüzyonu buraya da bulaştı. Umarım bu duruma bir “dur” diyecek sivil toplum daha da gelişir ve ses getirir. Az da olsa umudum var J Hayallerimdeki Datça maalesef şimdi Betçe tarafında, Knidos’a doğru ilerliyor…
 
Üstlendiğiniz gönüllü projeler neler?
Proje demeyelim isterseniz, 2002’den beri gerek yerel gerekse de ulusal düzeyde çalışan doğa koruma derneklerine gönüllü olarak destek veriyorum. O tarihten beri kuş gözlemcisiyim ve Türkiye’nin kuşlarıyla ilgili sayısız çalışmaya katkı verdim. 2009-2013 yıllarında Doğa Araştırmaları Derneği’nde (eski Kuş Araştırmaları Derneği www.dogaarastirmalari.org) profesyonel olarak çalıştım. Pozisyonum “Eğitim ve Kapasite Sorumlusu” olsa da gerek kış ortası kuş sayımları gerek diğer kuş araştırmaları için Türkiye’nin çoğu “Önemli Doğa Alanları (ÖDA)”nı dolaştım. Bakanlık personeline dernek adına eğitim verdim. Son zamanlarda ağırlıklı olarak Rüzgar enerji santrallerinin şartnamelerinin doğru hazırlanması ve standardize edilmesiyle uğraştım.
 
2008 yılından bu yana da Türkiye Florası ile ilgili amatör ve profesyonel olarak çalışmalarım devam ediyor. İlk kez Facebook’ta, Türkiye’deki amatör bitkiseverleri biraraya getiren ve Türkiye’nin dört bir yanından fotoğrafların bir yerde toplanmasını sağlayan “Flora” adlı grubu; hemen akabinde doğal bitkilerimizin fotoğraf ve bilgilerinin yayınlandığı www.turkiyebitkileri.comadlı web sitesini hayata geçirdim. Grubun üye sayısı 8000’e yaklaştı, sitede 4500 kadar türe ait 30bin fotoğraf mevcut. Bu haliyle Türkiye’nin en doğru ve kapsamlı bitki sistematiği sitesi. Her meslekten amatörün (cami imamı, dövmeci dahil J) yanısıra çok sayıda bilim insanı da gruba destek veriyor. Üyelerin paylaştığı fotoğraflardan kuşkulanıp araştıran akademisyenlerimiz bu sayede şu ana kadar yirmiye yakın “dünyada Türkiye dışında bulunmayan” tür keşfetti.

 

Fotoğraf: Mustafa Atamer

 

Datça Endemikleri çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz? 
4 yıl kadar önce Datça’ya yerleştiğimden beri bölgenin florasını çıkarmak ilk amacımdı. Bu nedenle sevgili doğasever arkadaşlarım Fulya Bayık ve Selma Akad ile Datça-Bozburun yarımadalarının hemen her yerini, neredeyse haftada 3 kez ziyaret edip gördüğümüz bitkileri fotoğrafladık, örnek aldık, tasnif ettik ve adlandırdık. Çalışmalarımız sonunda 800’ü aşkın bitkiyi net olarak tanımladık. Bölgede olduğu bilinen ancak bulamadığımız 10 kadar tür kaldı. Bununla beraber sadece Yunan adalarından bilinip Türkiye’de varlığı bilinmeyen 2 bitkiyi saptadık. Bilim insanlarıyla birlikte bilimsel bir dergide yayınladık.
 
Datça konumu gereği ilginç bir  floraya sahip. Eski çağlarda Rodos ve doğu Yunan adaları tek kara iken birçok ortak türü paylaşmış. Bu nedenle buradaki adalarla çok sayıda ortak bitki türü olup bitkilerden bir çoğu sadece bölgede sıkışmış, daha öteye geçememiş. Bu nedenle 10’dan fazla bitkiyi Türkiye’de sadece Datça’da görebilirsiniz. Datça ve Bozburun yarımadalarında endemik ve dünyada sadece burada bulunan 2 bitki türümüz var. Ayrıca Güney-Batı Anadolu’ya has çok sayıda endemik türümüzü Datça’da görmek mümkün.  Becerebildiğim kadarıyla “Datça-Bozburun yarımadalarının nadir ve endemik bitkileri” adı altında bir kitap hazırladım. Sponsor bulup bastırabileceğimi umuyorum.
 
Fotoğraf: Muzaffer Özgen
Datça bitkilerini nasıl bir kitapta toplamak istersiniz?
Bahsettiğim kitap dışında “Datça’nın yaygın bitkileri”ni de ayrı bir kitapta toplamak ve amatörlere yönelik “bitki tanımlama” kitabı yazmak sonraki hedeflerim. Umarım gerçekleştirebilirim.
 
Çalışmalarınızın belgelenmesi, kent hafızasında yer etmesi ve gelecek nesillere aktarılabilmesi için neler öneriyorsunuz?
Sözettiğim kitabın basılması ve yayılması ilk hedef olsa gerek. Ayrıca bu konuda yurtdışındaki uygulamalardan esinlenerek öncelikle çocuklardan başlayan bir dizi eğitim serisi, akabinde özellikle nadir türlerimizi sahiplendirme çalışmalarının meyve vereceğini umuyorum. Her çocuğumuza nadir bir bitkiyi tanıtıp sahiplenmesini ve sık sık ziyaret ederek durumunu, sayısını vs. takip etmesini sağlamak yararlı olacaktır düşüncesindeyim. Özellikle aşağı yaş gruplarında sürekli eğitimin büyük yararı olacaktır.
 
Datça’nın endemik bitkilerinin ülke çapında saptanmış endemikler içindeki yeri/oranı nedir?
Datça-Bozburun yarımadaları eskiden bir Özel Çevre Koruma Bölgesi olduğundan yapılan çalışmaların çoğu her iki yarımadada beraber yürütülmüştür. Her ne kadar endemik sayımız diğer illere nazaran çok az olsa da özellikle salepgiller ailesinden çok sayıda (40’a yakın) türün birarada bulunması ve Türkiye’nin başka hiçbir bölgesinde görme şansınızın olmadığı çok sayıda bitki açısından çok özel bir yeri vardır. Datça hurması, Rodos adası dışında dünyada rastlanmayan bir bitkidir ve Türkiye’de sadece Datça’nın 1-2 koyunda bulunur.
 
Riyat Gül
Datça endemiklerini ve florasını tanıtmak ve korumak için ne gibi çalışmalar yapılmalı sizce?
Öncelikle “bilmek” sonra tanıtmak gerekiyor. Bu nedenle çok sayıda kitaba, dergiye, broşüre hatta afişe ihtiyaç var. Broşür ve kitaplar özellikle doğa meraklısı, trekking yapan turistlere verilebilir ve tüm Datça önemli bitkilerin afişleriyle donatılabilir. “Korumak” sözcüğü aslında devletin asıl işi olsa da maalesef hiçbir kurum bu konuda donanımlı değil. Bu nedenle bu iş biz amatörlere düşmekte. Bu türlerin yerlerinin saptanması, sık sık ziyaret edilmesi, gelişmelerinin incelenmesi esastır. Saptanan bölgelerde herhangi bir faaliyetin (yol genişletme, maden sahaları vs) olup olmadığı gözlenip gerekirse yasal yollara başvurulması gerekir. Tabelalar koymak  işe yarasa da hedef göstermek açısından sakıncalı diye düşünüyorum. Söğüt Köyü civarında gördüğümüz ve Türkiye’de başka yerde bulunmayan bir bitkiden bahsettiğim köylünün, alanın “sit” ilan edilmesi korkusuyla ertesi yıl o alanı dozerle yıktığına tanık olduk.
 
Datça’da yetişen yenebilir çiçekler hakkında bilgi verebilir misiniz?
Benim ilgi alanım Sistematik Botanik, yani bitkilerin tanımlanması ve sınıflandırılması. Bahsettiğiniz konu tamamen farklı bir disiplinin “Etnobotanik”in alanı. Maalesef bu konuda çok az bilgim var ama Yerel Tarih Derneği’nin bu konuyla ilgili basılmış son derece güzel bir kitabının olduğunu biliyorum.
 
Teşekkürler.. Kitaplarınızın tez zamanda sponsor bulmasını diliyorum.
 
 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.