11 yaşındaki aktivist Deniz Çevikus’un iklim krizi çığlığı: “Farkına Varan Harekete Geçer”

0 77

Gelecekleri için endişe duyan aktivist çocuklar cuma günleri okul grevi yaparak (okula gitmeyerek)  İklim krizine dikkat çekmeye çalışıyorlar. “Fridays for Future – Gelecek için Cumalar” adı verilen harekete dünyanın her yerinde katılım yaygınlaşıyor! Türkiye’de de..

11 yaşındaki Deniz Çevikus “İsterseniz anlatabilirim” deyince bize de sormak düştü..

İklim krizinin ilk farkına varışın nasıl oldu?

Annem iyi bir Açık Radyo dinleyicisi olarak, iklim kriziyle ilgili haber ve gelişmeleri başından beri takip ediyor ve bana aktarıyordu. Ben de konu ilgimi çektiği için internetten araştırmaya başladım. Greta Thunberg’i de sosyal medyada takibe aldım. Onun cuma günleri yaptığı iklim grevlerinden çok etkilendim. Sonra bir gün yine sosyal medyada, iklim krizi yüzünden gözleri açık halde donarak ölmüş bir fokun resmi karşıma çıktı. Hayvanları çok sevdiğim için bu beni aşırı üzdü. İzlemekle yetinmeyip harekete geçmeye o anda karar verdim.

Aileni nasıl ikna ettin okul grevi eylemine?

Hiç zor olmadı. İklim krizinin onlar da çoktandır farkında oldukları için fazla uğraşmam gerekmedi, bana hak verdiler ve devam etmek istediğim sürece yanımda olacaklarını söylediler.

Okulun ve öğretmenlerin bu konuda ne düşünüyor?

Okulum ve öğretmenlerim konusunda da çok şanslıyım. Son derece hoşgörülü davranıyorlar, grev ve etkinliklerimi takip ediyorlar, hatta yaptıklarımla gurur duyduklarını hissediyorum. Geçen sene grevlerimi cuma günleri öğlen saatlerinde okul bahçesinde yapmama izin verdiler. Başlangıç için iyiydi tabii, ama çok okul grevi gibi değildi. Ben aslında hep Greta gibi sokakta yapmak istiyordum. Yazın okul kapanınca artık orada yapma şansım kalmamıştı, Greta da grevlerine yaz tatilinde devam edeceğini duyurunca hemen ailemi ikna ettim ve sokakta grev yapmaya başladım. İstanbul’da her hafta başka bir yere gittim, tatile çıktığımızda bile kalabalık bir yer bulup orada grev yaptım ve böylece yaz boyunca çok sayıda insana ulaştım. Artık grevlerimi okul zamanı da sokakta yapıyorum.

İklim kriziyle baş edebilmek için insanları nasıl harekete geçirebileceğinize inanıyorsun?

Okul grevleriyle, yaratıcı eylemlerle, ilginç etkinliklerle insanlarda harekete geçme isteği yaratmalıyız. Durumun ne kadar acil olduğunu anlamalarını sağlamalıyız. Amacımız dikkatlerini çekmek ve meraklarını uyandırmak olmalı. İklim krizinin farkında olmayan kalmasın diye elimizden ne geliyorsa yapmalıyız. Sosyal medyanın gücünden de yararlanmalıyız. Ne kadar çok insana ulaşırsak o kadar iyi. Çünkü ne kadar çok insan farkına varırsa harekete geçilmesi ve sonuç alınması kolaylaşır.

Konuyla ilgili seçtiğin sloganlar neler? Senin ve diğer aktivist arkadaşlarının?

Benim sloganım başından beri “Farkına Varan Harekete Geçer” oldu. Bunu geçen sene okulda grev yaparken arkadaşlarım arasında deneyimlemiştim. Ben anlattıkça, onlara fotoğraflar, videolar, yazılar gösterdikçe ve en önemlisi, Greta’yı tanımalarını sağladıkça, aralarından etkilenip bana katılanlar oldu.

Hangi eylemlerin insanları daha kolay ikna edebiliyor? Harekete geçirdi?

Okul grevlerim bence çok etkili oluyor. Hareket bütün dünyaya böyle yayıldı zaten. Pek çok ülkede benim gibi her hafta grev yapan yüzlerce iklim grevcisi var. Cuma grevleri, Greta’nın başlattığı Fridays For Future (Gelecek İçin Cumalar) hareketinin başlıca sembolü haline geldi.  Başka eylemler, başka etkinlikler de yapılıyor tabii farkındalık yaratmak için, ama bence en önemlisi bu cuma grevleri. Çünkü bu harekete katılan çocukların ve gençlerin ne kadar kararlı olduklarını gösteriyor. İnsanları çok etkiliyor. Grev haberleri sosyal medyadaki gönderiler sayesinde inanılmaz hızlı yayılıyor. Sokakta karşılaştığımdan kat kat daha fazla sayıda insana sosyal medyada ulaştığım oldu. Bazı gönderilerimi binlerce kişi gördü ve paylaştı. Gazete röportajları, televizyon ve radyo programları da çok etkili. Yani mümkün olan her yola başvurarak bıkmadan usanmadan anlatmamız lazım iklim krizini. Ben özellikle yaz grevlerimde bunu yapmaya çalıştım. İnsanlar gelip bana sorsunlar istedim. Kimse çekinmesin diye pankartıma bile öyle yazdım: “İklim krizinin farkında mısınız? İsterseniz anlatabilirim.” Önceleri çekiniyorlardı, sonra gelip sormaya başladılar. Sadece grevlerde değil, sosyal medyada da beni bulup özelden mesaj atarak sorular sordular. Grev yapmaya başlamak isteyen yaşıtlarımın da benimle iletişime geçtiği oluyor. Hepsine elimden geldiğince yardım ediyorum.

Çevrendeki insanlardan örnek vererek doğada olmayı ne kadar sevdikleri, doğa ile ne yaptıkları hakkındaki gözlemlerini anlatır mısın?

Doğayı herkes seviyor ama bencilce seviyor, keyfini sürmek için. Doğayı gerçekten seven insan onu korumaya çalışır, sadece kendi çevresini değil, bütün dünyayı, bütün canlıları. Doğanın dengesi, biz insanlar daha rahat yaşayalım diye yapılan işler yüzünden bozuldu. Uçaklar, otomobiller, fabrikalar yüzünden. Dünyayı bu krizden kurtarmak istiyorsak rahatımızın kaçmasını göze almak zorundayız.

İnsanların diğer canlılarla ilişkileri nasıl? Onların yaşamlarıyla ilgileniyorlar mı sence?

Duyarlı olduğunu düşünen çok insan var ama yeryüzündeki tüm canlıların yaşam hakkının korunmasıyla çok azı ilgileniyor. Oysa iklim krizi yüzünden nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalan canlılar var dünyada ve onların bu duruma düşmesinden hepimiz sorumluyuz. Sebep iklim krizi olduğuna göre, diğer canlıların yaşam hakkına değer veren herkesin iklim krizini durdurmak için harekete geçmesi lazım.

Metan gazı salgılayan hayvanların kısıtlanması gerektiği gerçeğini algılayabiliyorlar mı ne dersin?

Metan gazının iklim krizi üzerindeki etkisinin karbondioksitten çok daha fazla olduğunu söyleyince şaşırıyorlar ama et tüketimini azaltabileceğini çoğu insan düşünemiyor bile. Etten vazgeçmeyi sigarayı bırakmak kadar zor bulanlar var. Bazıları da et yemeden sağlıklı beslenemeyeceklerine inanıyorlar.

İklim krizini anlatarak günlük yaşamlarını etkilediğin insanlar oldu mu?

İklim krizinin farkında olsalar bile sorunun çok büyük olduğunu düşündükleri için, günlük hayatta yapabilecekleri şeyler önerdiğimde seviniyorlar genellikle. Çünkü sanırım iklimin krizinin farkına varanlarda bir suçluluk duygusu oluşuyor. Bir de bireysel olarak yapabileceklerimizin bir işe yaramayacağını sananlar var. Bu çok yanlış, çünkü herkes bireysel olarak bir şeyler yapsa, toplamda çok etkili olur. Günlük hayatımızda neler yapabiliriz şeklinde çok fazla soru ve mesaj alıyorum. Bu bana o kadar çok soruluyor ki genel bir cevap hazırladım, soranlara gönderiyorum hemen:

1- Plastik poşet kullanmayın.

2- Kahve alırken yanınızda fincan taşıyarak tek kullanımlık plastik bardak kullanımının önüne geçin.

3- Su matarası taşıyın.

4- Plastik pipet yerine metal pipet kullanın.

5- Mevsim meyve sebzelerini tüketin.

6- Duş süresini kısa tutarak su tasarrufu sağlayın.

7- Yürünebilecek mesafelere yürüyerek ya da bisikletle gidin, toplu ulaşım araçlarını kullanın.

8- Trenle gidebileceğiniz her yere trenle gidin, mecbur kalmadıkça uçağa binmeyin.

8- Kağıdı tasarruflu kullanın.

9- Et tüketimini azaltın.

10- Fridays for Future’a ve Yok Oluş İsyanı’na katılın.

Farkına varıp bir şeyler yapmaya başladıklarında neler hissettin?

Farkına varmalarında payım olduğum için çok sevindim tabii. Motive de ediyor bu beni. Devam etme gücü ve isteği veriyor.

Arkadaşlarının ne kadarı tehlikenin farkında? Sana tepkilerinden bahseder misin?

Okuldaki arkadaşlarım henüz çok aktif olmasalar da tehlikenin farkındalar. Cuma grevlerimde bana katılmak isteyenler oluyor. Küresel iklim grevlerine gelmeye çalışıyorlar. Tabii düzenli olarak grev yapabilmek için her hafta ders kırmak gerekiyor ve ailelerin de iznini gerektiren bir konu bu. Her aile kabul etmeyebiliyor. Ama bence çok isteyen her çocuk ailesini ikna edebilir. Gerçi bu sene 7. sınıftayız, seneye 8. sınıfta olacağız ve önümüzde çok iyi hazırlanmamız gereken sınavlar var, bu da bir gerçek.

Diğer ülkelerdeki yaşıtlarınla iletişiminiz nasıl? Neler planlıyorsunuz?

Başta Greta olmak üzere farklı ülkelerden pek çok iklim aktivisti ile özellikle Twitter’da birbirimizi takip ediyoruz, birbirimizin gönderilerini paylaşıyoruz. Özelden yazıştığımız da oluyor. Mesela Rus aktivist Arshak Makichyan ile internet üzerinden bir röportaj yapmıştım, Bianet’te yayınlandı.

Onların yaşadığı zorluklar neler? Senin yaşadığın zorluklar neler?

Bazıları çok yalnız. Güçlü FFF platformları olmayan ülkelerde tek başlarına mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Toplu grev yapmanın yasak ya da izne bağlı olduğu ülkeler var, Rusya gibi. Ben çok sorun yaşamadım, annemle babam zorluk yaşamayacağım yerlerde grev yapmamı sağlamaya çalışıyorlar. Yine de birkaç defa polis veya güvenlik görevlileri tarafından engellendiğim oldu ama her zaman çok naziktiler.  Ayrıca bizim çok başarılı organizasyonlar yapan bir “Fridays for Future Türkiye” platformumuz var. Türkiye’de üç küresel iklim grevi organize edildi. Kadıköy’de gerçekleşen sonuncusu tek kelimeyle muhteşemdi. Ankara, İzmir, Ayvalık, Bodrum, Konya, Malatya, Bursa, Mersin, Sakarya gibi farklı şehirlerde de gençler kendi FFF’lerini oluşturdular.

Sahiplendiğin hayvan var mı? Adı ne?

Evet, tekir cinsinden erkek bir kedim var, yavruyken sahiplenmiştik, şimdi 4 yaşında. Adı Cızbız.

Greta’nın konuşmasını nasıl buluyorsun? Eklemek istediklerin var mı?

Greta çok güzel ve etkili konuşuyor. Söylediği her şeyi bilimsel bulgulara dayandırıyor. Zaten temel olarak bilimin arkasında birleşmeye çağırıyor herkesi. “Bizi dinlemeyebilirsiniz, bilim insanlarını dinleyin” diyor. Onu kendime her bakımdan örnek alıyorum.

Projelerinden bahsedebilir misin?

Okul zamanı cuma grevlerimi sürdürmek ve çağrıldığım etkinliklere katılmak için zaten çok ders kaçırmak zorunda kalıyorum. Kalan zamanlarda hem bu etkinliklere hazırlanmam, hem de derslerimi aksatmamak için ekstradan çalışmam gerekiyor. Bu arada birçok yeni proje de gündeme geliyor tabii, ailemle oturup konuşuyor, eğitimimi aksatmayacak şekilde değerlendirmeye  çalışıyoruz. Ne yazık ki hobilerime, arkadaşlarımla vakit geçirmeye, oyuna eğlenceye çok az zamanım kalıyor.

Ülke yöneticilerinden neler bekliyorsun?

Öncelikli beklentim, Paris Anlaşması’nı meclisten geçirip gereklerini yerine getirmeleri. İklim acil durumu ilan etmeleri. Fosil yakıtları yer altında bırakıp güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmemizi sağlamaları. Yani Greta’nın dediği gibi, bilim insanlarına ve bilimsel raporlara kulak vermeleri. Aksi takdirde dünyayı ve biz çocukları çok kötü bir gelecek bekliyor. Buna engel olmak hala mümkünken ülke yöneticileri üstlerine düşeni yapmalı.

Sanat ile aran nasıl? İlgilendiğin alanla ilişkin hakkında bilgi verir misin?

Resimle aram çok iyi ama eskisi kadar vakit ayıramıyorum. Müzikle dinleyici olarak ilgileniyorum. Bilimkurgu filmlerine bayılıyorum. Korku ve gerilim türünde romanlar okumaktan hoşlanıyorum. Bir de yazı yazmayı çok seviyorum, boş zamanlarımda yine korku ve gerilim türünde öykü denemeleri yapıyorum.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.