Fahrettin Şankaynağı: “Önceden çekilmiş fotoğraflarım demleniyor, yeni çekilecekler ise kendi tatlarıyla, renkleriyle bekleyip duruyor.”

0 24

Fotoğraf sanatçısı Fahrettin Şankaynağı tanışır tanışmaz bende röportaj isteği uyandıran isimlerden biri oldu.. Hemen hemen hepsi ödüllü derin fotoğrafları blogumda yer almalıydı.. Fahrettin Bey’in de Datça’ya gelip yerleşmesi ne hoş..

Fotoğraflarınız üzerinden çalışmalarınızın yıllar içindeki gelişim ve değişimini anlatır mısınız?

Gelişim ve değişim. Dünyaya geldiğimiz andan itibaren karşılaştığımız iki olgu. Ben de nasipleniyorum bu gelişim ve değişimden.

Gelişim; olgunlaşıyor kişi, daha sabırlı oluyor. Fevri hareketlerden uzaklaşıyor. Zamanı nitelikli harcamayı öğreniyor, plan yapıyor. İz bırakacak işler peşinde koşturmaya başlıyor.

Değişim; insan yaşamının her aşamasını kapsadığı için, geçmişte çektiğimiz fotoğraflar artık çekilemez hale geliyor. Önceden çekilmiş fotoğraflarım demleniyor, yeni çekilecekler ise kendi tatlarıyla, renkleriyle bekleyip duruyor. Gelişen ve değişen Fahrettin, fotoğraf çekimine de daha ayrıcalıklı ve nitelikli bakabiliyor.

Fotoğraf konularınızı genelde neler oluşturuyor? 

İnsan ve halleri. Bu demek değildir ki, peyzaj, mimari, manzara, çiçek, doğa fotoğrafları çekmiyorum. Ama önceliğim insana dair konulardan oluşuyor. Kendimi belgesel fotoğrafçı diye tanımlamadığım halde, içerik ve metod bakımından proje çalışmalarım belgesel tadında gerçekleşiyor.

Son çalışmalarınız, ödülleriniz ve sergilerinizin hikayesi nedir?

Bir önceki soruda kısaca temas ettiğim gibi proje çalışırken ilk başlanan, en son biten diye bir durum söz konusu olmuyor. ‘’Güllü Kadınlar‘’ın çekimi üç yıl sürdü. Üç yıl içerisinde üç ayrı düğünü fotoğrafladım.. Bu projeyi gerçekleştirirken ‘’Kırkpınar‘’ devam ediyordu. Altı yıl sürdü.

Dolayısıyla son ve ilk çalışma diye bir ayırım yapamıyorum. “Havva” yine üç yıl  süren bir başka çalışmamdı. Odağında Havva isminde bir kız çocuğunun olduğu Sarıkeçililerin bitmeyen yolculuğu anlatılıyordu.

‘’Matem’’, Caferilerin Kerbela’daki katliamdan dolayı duydukları yastı. Altı yıl üst üste çekimine gittiğim bir projeydi. ‘’Kahramanmaraş’’ bir kent projesiydi; bir kente aşık olunur mu? oldum ve başladım çekime. Devam ediyor hala çekimler..

“İsa’dan önce, İsa’dan sonra” ilk projemdir. Hocam İsa Çelik’i üç yıl fotoğrafladım ve 2008’de “Ustaya saygı” anlayışıyla sergiledim. Yaşayan bir ustaya yapılan ilk sergi özelliğini taşıyor. Bir yıl sonra Akşehir’de açtım aynı sergiyi, Uluslararası Nasrettin Hoca Festivali’nin ellinci yılı etkinliklerinde..

Ödüllerim hakkında çok fazla konuşmaktan hazzetmiyorum ama, 2006-2008 yılları arasında katıldığım uluslararası ve ulusal yarışmalarda toplam yetmiş ödülüm var.

Planlı mı, spontane mi çalışıyorsunuz?

Genellikle planlı çalışıyorum. Yaz gerekiyorsa bekliyorum, kar, kış, sonbahar gerekiyorsa bekliyorum. Bir yıl, üç yıl beklediğim projelerim olmuştur. Ama spontane çekimlerim yok mu? Elbette var. Benim en popüler/bilindik fotoğrafım spontane çekim ürünüdür.

Bilgisayar – fotoğraf ilişkisi hakkında neler söylemek istersiniz?
Dijital teknolojiyi kullandığımız için, bilgisayar olmazsa olmazımızdır. Eskilerin karanlık odasının yerini photoshop aldığı için, fotoğraf işleme programlarımız da diğer vazgeçilmezlerimizden olmuştur. Ama gelecek yıllar ne getirir, ne götürür kestiremiyorum. İyi bir photoshop bilgisinin fotoğrafçıya çekimlerinde katkı sağladığı inancındayım.

Fotoğraf konusunda aldığınız en önemli öğüt neydi?

Hava ne kadar güzel olursa olsun, fotoğrafçının havası güzel olsun.

Sanat ve sanatçı tanımınızı alabilir miyim?

Sanat “üretmektir” benim için. Üretim yaparken, estetiği ve yaratıcılığı had safhada tutmaktır. Sanatçı, düşünsel bazda üretici, yaratıcı ve sebatkar olandır. Uzun yıllar gerekiyor kimi oluşumlar için.

Mutluluk ile sanat arasında bir ilişki var mı sizce?

Kendimden örnekleme ile cevaplayayım. Mutluyum diye, mutlu olayım diye fotoğraf çekmiyorum. Ama fotoğraf çekimine giderken, fotoğraf çekerken tarifsiz mutluluklar içinde buluyorum kendimi.. Beni yeryüzünde hiç bir şey bu kadar mutlu edemez… Sonrasında çekimlerin bilgisayarda izlenmesi, fotoğrafların yayınlanması, paylaşımlar ve sergiler.. Bu işler mutlu ediyor beni, ama çekim anı bambaşka bir şey..

Hayran olduğunuz sanatçılar ve eserleri hakkında neler söylemek istersiniz?

Dünyadan ve Türkiye’den diye ayırmak lazım. O kadar iyi fotoğrafçılar var ki, saymakla bitmez. Adını anmadıklarıma ayıp etmiş olurum. Röportajın ruhuna uygun olsun diye bir kaç isim zikredeyim..

Ufuk Akgün objektifinden Fahrettin Şankaynağı

Dünyadan, Yousuf Karsh, Sebastiao Salgado, James Nachtwey, Marry Ellen Mark, Steve McCurry, Jimmy Nelsson, Jeffres, Rehahn, Eric Laffourgue, Phil Borges, Joel Santos, David Lazar, Lisa Kristine, Manny Librado, Dorothea Lange, Irving Penn, Robert Capa, Henri Cartier-Bresson, Fan Ho..

Türkiye’den, Abdullah Biraderler, Fikret Otyam,  Şinasi Barutçu, Ozan Sağdıç, Şemsi Güner, Ara Güler, İsa Çelik, Yıldız Moran, Sabit Kalfagil, Atilla Torunoğlu, Gökşin Sipahioğlu, Coşkun Aral, İzzet Keribar, Sami Güner, Gültekin Çizgen, Nevzat Çakır, Sıtkı Fırat.

Eserleri hakkında yorum yapmak istemiyorum. Burada adlarını andığım ve anmadığım yüzlerce fotoğrafçının eserlerini ilgi ile izlemişimdir.

Akılda kalan fotoğraflar ise, Robert Capa / İspanyol iç savaşındaki vurulan asker fotoğrafı (1936), Nick Ut / Napalm bombasından kaçan çocuklar (1972), Steve McCurry / Afgan Kızı fotoğrafı ( 1984 ), Alberto  Korda / Che fotoğrafı (1960), Malcolm W. Browne / Saygon’da kendini yakan adam fotoğrafı ( 1963 ), James Nachtwey / Çocuğunu kefenleyip taşıyan anne fotoğrafı (1992)

Ne zamandan beri ve niçin Datça’da yaşıyorsunuz? Memnun musunuz?

14 nisan 2018’den beri Datça’da yaşıyorum. Huzur ve sukunet peşinde koşarken, Datça’da buldum kendimi. Kırk beş yıllık İstanbul yaşamından sonra, keşmekeşlikten ve kalabalıktan kaçtım sanırım.

Datça’da ne gibi çalışmalar yapmayı planlıyorsunuz?

An itibariyle hiç bir planım yok. Duruyorum şimdilik..

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.