“Hava bedava, su bedava.. tüm çocukların ekmeği olmalı..” Balat’ta bir Hobbit House..

0 5
 
 
 
Eski İstanbul’da Balat’ın arka sokaklarında saklı bir “Hobbit House” olduğunu biliyor muydunuz? Murat ve Sinem Asilcan çiftinin yoksun çocuklar için kurduğu Fener mahallesindeki Hobbit House, dönüştürülmüş malzemelerle yaşama geçirilmiş küçücük bir mekan.
Buraya gelen çocuklar bağışlanmış malzemeler arasından ihtiyacı olanları alıp gidiyorlar.  Nereden geldiklerini tartışmamaları isteniyor sadece.. Kimlik farklılıklarını vurgulamak yerine, sevgi ve birlik duygularını yaşamaları sağlanıyor.
Günde yaklaşık 100 çocuğun ziyaret ettiği Hobbit House’un düzenli bir gelir kaynağı yok. Çocuklar için bağışlanan kitap, giysi ve diğer okul malzemelerine güveniliyor ve insanların bağışta bulunmaları ve  topluluk hakkında bilgi edinmeleri için Hobbit House’a kahvaltıya gelmeleri bekleniyor.
Sizi tanıtmakla başlamak isterim. Mesleğiniz, yaşamınız, bu projeye nasıl başladığınız…
Sinem – Biz iki geridönüşümcüyüz. Ben Bilgi Üniversitesi Sinema Televizyon mezunuyum. Murat ressam. İkimiz de mesleklerimizi yapmadık.  Farkındalık yaratmak için sosyal projeler üretmeyi tercih ettik.

 

Hobbit House’u nasıl kurdunuz?
Bu bizim hep hayalimizdi.  Çocukların yönetimde olduğu, dezavantajlı çocuklarımıza herşeyin ücretsiz sunulduğu  bir ütopya çocuk iyilik evi oluşturmak..  “Hobbit House Balat”ı, bit pazarlarından, hurdacılardan, çöplerden toplayarak dönüştürdüğümüz eşyalarla yedi ayda gece gündüz ciddi bir emek harcayarak kurduk.
Dünyanın 27 ülkesinde projemiz özel haber oldu. Sadece 28 metrekarelik, minnacik ve ülkenin en  fakir iyilik evinden yayılan, 0  maliyetli,  sürdürülebilir geri dönüşüm projemizin bir çok dilde  haberi yapıldı. 25’e yakın belgeseli  yapıldı. Hakkında  yüzlerce  makale yayınlandı. Yayınlanmaya devam ediyor.
Projemiz ülkemiz ve çocuklarımız  için bir gurur kaynağı..  Genç bir çift olarak, kendi hayallerimizden yola çıkarak “Paylaş Kurtul” sloganıyla dezavantajlı çocuklara her şeyin ücretsiz olduğu bir ütopyayı gerçekleştirdik. Çocuklar için, içinden iyilik ve masal geçen  mucizevi bir iyilik evi yarattık. Çocuklara ve gönüllülere armağan ettik. Köy okullarına kütüphaneler kurmak  için  tekrar yollardayız..
Herkes imkansız olarak baktı. “Olmaz” dediler. Yılmadık. Kendimiz de hayatımızı öyle yaşıyorduk aslında.. Kendimizden yola çıkarak  inançla ve azimle  bu ütopyayı hayata geçirdik….
Masrafları nasıl karşılıyorsunuz? Finansörünüz var mı?
Murat- Finansörümüz yok. Hobbit House, kirasını, elektriğini, suyunu ve çocukların aşını kendi mutfağından kazandığı ile karşılıyor.. Anneler yemek yapıp getiriyor, çocuklara dağıtıyor. Dünyanın her yerinden İkinci el kıyafetler, oyuncak, kitap ve kırtasiye gönderiliyor. Çocuklarımıza dağıtıyoruz… Yeniye, paraya  ve tüketime karşıyız..
Kaç kişiye ulaşabiliyorsunuz?
Sinem- Haftada beşbine yakın çocuğumuzu ikinci elden giydiriyoruz. Annelerimizin yıkayıp dualarla  bizlere gönderdiği yüzlerce kıyafet, oyuncak, masal ve öykü kitabını çocuklarımıza dağıtıyoruz.. Çok uzaklardaki köy okullarına okul kitaplıkları kuruyoruz. Dördüncü okul kitaplığımızı  Aydın’da kurduk. Beşincisine kitap, oyuncak ve kırtasiye malzemeleri topluyoruz..

 

 
Başka semtlerde de aynı çalışmayı yapmak isteyenler oldu mu? Yaygınlaştırma girişimleriniz oldu mu?
Murat- İki sade insanın kurduğu sivil bir projeyiz. Yurt içi ve yurt dışından projemize ilgi çok fazla.
Komşularınızdan nasıl tepkiler aldınız?
Murat- Komşularımız çok vefalı ve iyiliksever insanlar.  Önceleri çok şaşırsalar da sonraları bizleri hep desteklediler ve yardımcı oldular.
Hobbit House ismini nasıl seçtiniz? Benimsendi mi? 
Sinem- Kiraladığımız bina Balat’ın en küçük binası idi.  Üç katın  toplamı 28 metrekare.  Düşünürken ben “Buraya ancak hobbitler gibi küçük insanlar sığar ancak” dedim. Çok güldük.. Böylelikle eve “Hobbit House Balat – Çocuk İyilik Evi” adını koymaya karar verdik. Hobbitler’in kültürü  bizim yaşam tarzımızla çok örtüşüyordu zaten.. Aynı filmdeki gibi Orklar’ın karanlığına “Hava bedava, su bedava.. tüm çocukların ekmeği olmalı..” diyerek Hobbitler’in güneşi ile doğduk.
Etkinliklerinizden de bahseder misiniz?
Murat- Yüzlerce etkinlik yapıyoruz. “Ütopya Çocuk İyilik Evi” olarak  bizim için en önemlisi her yıl düzenlediğimiz “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız”..

“Karşılıksız İyilik Mümkün” diyoruz.  “Sizin çöpünüz dezavantajlı çocukların hazinesine dönüşebilir” diyoruz. “Çok fazla paranız var,  çok fazla tüketiyorsunuz, çok fazla eşya biriktiriyorsunuz..

Şimdi çocukların yararına olabilecek tüm fazlalıklarınızı sakince yere bırakın ve çocuklara teslim edin!” diyoruz..

Çağrımız böyle! Vicdanlı, asil, düşünceli, duyarlı insanlar gelip eşyalarını çocuklarla paylaşıyor.

Okul gereçleri, kitapları ve kullanılır durumdaki çocuk giysilerini artık nereye göndereceğinizi biliyorsunuz. Paylaş kurtul!

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.