Peruze Hamurcu: “İnsan ruhunda yepyeni kapılar açmış, negatif duygulardan arındırmış sanat eserinin kişiye ve insanlığa katkısının değeri biçilemez.”

0 117

Peruze Hamurcu’nun hülyalı resimlerini gördüğünüzde ilk önce renk ve figürlerin cazibesine kapılır sonra güçlü hikayesine dalarsınız. Sanatçının tuvallerinde çıktığınız yolculuk sizi tanıdık birçok figürle karşılaştırır. İçsel yolculuğunuza dahil edersiniz o figürleri. Birer düş gibi algılansalar da hepsi bir başka gerçekliğin aktörüdür. Çok samimi ve içten resimlerdir Peruze’nin resimleri. Usta ellerden çıkmış büyülü figürler size sarıverir.

“Yaz Günü” Tuval üzeri yağlı boya, 83x62cm. 2020

 Son çalışmalarınızın hikayesi nedir?

Çalışmalarımın ana teması insan. İnsan deyince tabii konu ve görüntüler bende sınırsız.

Tekniğinizi anlatır mısınız?

Tuval bezini duvar yüzeyine sabitleyerek yağlıboya ile çalışıyorum. Bu şekilde çalışmak bana müthiş bir özgürlük duygusu veriyor.

Eserleriniz üzerinden sanatınızın gelişim ve değişim sürecini anlatır mısınız?

Dönem dönem okuduklarım,  beslendiklerimle birlikte ele aldığım konular da doğal olarak değişiklik gösteriyor. Zamanlar değişiyor, mekanlar değişiyor. Figürler, oyun kurucular değişiyor. İnsan konu olunca anlatacak şeyler sınırsız.

Konu sınırsızlığı beni her zaman heyecanlandırmıştır. Bir dönem çocuk ve kadın, roman aileler, pamuk işçisi aileler, sirk ve aile üzerine çalışmalar yaptım. Son dönemde kadın figürünü ağırlıklı olarak ele alıyorum.  Resimlerimi, psikolojik okumalar ve aynı zamanda yaşamdan kişileri gözlemleyerek oluşturuyorum. Mitoloji, semboller ve rüyalar da beslendiğim ana kaynaklar.

İlk çizmeye başladığım yıllarda da en çok insan resmediyordum. Zaman içinde figürlerin yüz ifadelerini bedenlerine göre daha fazla vurgulamak istediğimi fark ettim. İçsel olarak figürlerin bedenlerine bir perspektif uygulamaya başladım. Kuş bakışı duruşları ile bana özgü… Son zamanlarda ise biraz daha uçuyor gibi duruşlarla kompozisyonlarımı kurgular hale geldim.

“Tanrıça” t.ü.y.b 100x90cm. 2020

Sizi yaratmaya iten, tetikleyen unsurlar, ilham kaynaklarınız nelerdir?

Sarmal bir döngü gibi yaratıcılık sürecimde bir şeylere bakıyorum, okuyorum. Sonra gidip çalışıyorum. Bu süreç döngüsü sürekli yeni şeylerle beslenmemi sağlayıp, beni sürekli yaratıcı kılıyor. Merak ve heves her zaman beni tetikleyen en önemli unsurlar oldu. Bilmediğim konular hakkında öğrenip yeni şeyler yaratmaktan keyif alıyorum. Bilgeliğine inandığım kendi iç kaynağım ise resim yaparken en büyük rehberim ve yol göstericim. Zihni devre dışı bıraktığım biraz meditatif bir durum.

Günümüz sanatı hakkında neler söylemek istersiniz? Size uzak ve yakın yönleri hangileri?

Günümüzde sanata bakış açısı biraz ticari işletme gibi. Sanatçılar piyasa sistemini akıllarına getirmeden rahatlayıp sanatın tadını çıkarabilecek durumda değil. Zamanımız sanatı hem çok sesli hem tek tip, hem özgür hem değil. İçeriği dolu olanı da var içi bomboş olanı da. Çok geniş bir yelpazeyle karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum. Zamanın ve her şeyin hızla akıp tüketildiği dünyada sanata duygusal ya da derin düşünerek yaklaşmanın çok mümkün olmadığını görüyorum. Dijital sanatın da alınır satılır olduğu, robotların sanat ürettiği bir dünyada yaşıyoruz, bu sanatın aslında bana uzak ve soğuk gelen yönü. İnsan elinin birebir değdiği işlerden yanayım. Boyanın kokusu, tuvalin dokusunu hissettiğim bir sanat tavrına her zaman daha yakın hissettim.

“Güzel haber” t.ü.y.b 70x60cm. 2020

Sanat ve sanatçı tanımınızı alabilir miyim? Sanatçının diğer insanlardan farkı nedir?

Sanat, estetik arayışı, duygu yaratımı ya da bir tür yaratıcılık gibi tanımlarla açıklanmaya çalışılmış bir olgudur. Ancak insanlık tarihine baktığımızda sanat, insanın “insan olmak” bağlamında en önemli gelişimlerinden biridir. Sanat her dönemin ve kültürün kendine özgü yerel ve evrensel bütününü görmemizi sağlayan bir olgudur. Hayat değişir, insan değişir bütün bu değişime tâbi olarak sanat da değişir. Sanat hayatın ve insanın değişimini gösteren mükemmel bir aynadır. Sanat toplumun beğenisine, algısına göre yapılan bir şey değildir.

Sanat, sanatçının yüksek düşünme yetisinin üretime dönüşmüş eser olarak ortaya konmuş sonucudur.  Sanatçı ise toplumun çıtasını yükselten sanatsal değerler üreten kişidir.  Gerçek sanatın kökeninde, birikmiş bir duyguyu dile getirmenin iç zorunluluğu vardır.  Herşey o duygunun  bir yerde tohum gibi sanatçının ruhuna düşmesiyle başlar. Bu tohumlar ayrıkotu gibi kendini tekrar ederek çoğalmanın ürünü değildir. Aksine nadir ve nadide açan çiçekler gibidir.

Beğendiğiniz sanatçılar ve eserleri hakkında neler söylemek istersiniz?

Üniversite yıllarında birçok sanatçı ve sanat eserlerini inceleme fırsatım oldu. Sonrasında yurt dışı sergilerim sırasında birebir bu eserleri görme fırsatım da oldu. Figür resmi yapan ressamların eserlerini kendime daha yakın buluyorum.  Sadece yaptıkları resimler değil, hayatlarını okuduğumda kişilikleri ve  insana bakış açılarının nasıl olduğu, nasıl bir yaşam sürdükleri de beni etkiliyor. Mesela Marc Chagall… Chagall Rus bir ressam, Paris’e gidişi ve köyüne olan özlemini resimlerinde dile getirişi beni çok etkilemiştir. Toulouse Lautrec ve Odilon Redon diğer sevdiğim sanatçılardır.

“Eflatun Düş” 100×90 t.ü.y.b 2020

Sanatın günlük yaşamdaki yeri nedir, ne olmalıdır sizce? Sanatın insana, insanlığa katkısı nedir? Neleri değiştirebilir?

Günlük yaşamın içinde hepimizin yaşadığı korkular kaygılar endişeler var.  Sanat günlük yaşamda bu kişisel kaygıların yarattığı gerginliği dindirmek üzere insan ruhunda bambaşka kapılar açar. Örneğin iyi bir müzik dinlediğinizde enerjiniz yükselir. Gerçek bir sanat eserine baktığınızda sizi bir başka dünyaya yolculuğa çıkarır. O renklerin ve biçimlerin araladığı dünyaya adım attığınızda artık zaman başka bir zamandır. Mekan artık farklı bir mekandır. Sanatçının yarattığı farklı dünyayı tecrübe edersiniz. İnsan ruhunda yepyeni kapılar açmış, negatif duygulardan arındırmış sanat eserinin kişiye ve insanlığa katkısının değeri biçilemez. Sanat insanların her türlü bakış açısını değiştirebilir, önyargıları yıkabilir. Sanat toplumları sevgiyle birleştirici, bütünleştirici bir unsurdur.

Mutluluk ve sanat arasındaki ilişki nedir sizce?

Araştırmalar, “sanat üretimi”nin dopamin seviyesini yükselttiğini ve bireyin sanat yaparken gevşeyerek “iyi ve mutlu” hissettiğini ortaya koyuyor. İnsanların güzel olarak adlandırdıkları bir edime bakarken beyin merkezinde artan kan akışının mutluluğu tetiklediği de biliniyor. Yani sanat üretimi de sanat eserini izlemek de insana haz ve mutluluk veriyor.

Sanatçı olarak sanatın beni mutlu eden kısmı yaratım anlarındaki içsel bir şeylerin dışarıya taşması tuval yüzeyinde vuku bulmasının verdiği huzurdur.

“Telepati” t.ü.y.b 100x90cm. 2020

Corona ve yaşadıklarımız hakkında neler söyleyebilirsiniz? Sanata etkisi nasıl olacak?

Farklı bir süreç olarak algıladığım yeni dünya düzenine evrildiğimiz bu süreç benim için daha çok içe dönme ve daha çok üretme süreci oldu. İnsanların kişisel hobi olarak sanata daha fazla zaman ayırmaya başladıklarını söyleyebilirim. Müzelerin ve galerilerin internet üzerinden gezilebilir olması evlerde olduğumuz süreçte daha fazla eser görmemize vesile oldu. Açıkcası insanların galerilere hücum edip eserlerin önünde selfi çekme çılgınlığı ve boy gösterme amacıyla resimlere sırtını dönmesindense sanal ortamda gerçek izleyiciyle etkileşimde olmasını olumlu bir etki olarak görüyorum.

Size verilmiş en etkili profesyonel nasihat neydi, kim vermiştir? 

Son sınıftaydım. Bir gün hocam resmime bakmış ve “evlenir çoluk çocuğa karışır resmi bırakırsın!” demişti üzülerek. Ben bu sözleri nasihat olarak aldım. Yaşamımda birşeyler olup değişirken resim yapmaktan hiç vazgeçmedim. Genel olarak nasihat dinlemeyi sevmem, hep kalbimin dediğinin peşinden giderim. İçimizden gelen sesi dinlediğimizde en doğru yol ve deneyimi bize göstereceğini düşünüyorum. Benim içimdeki kılavuzun gösterdiği yön hep sanat oldu.

 

Peruze Hamurcu

1967’de İzmir’de doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun oldu. Yurt içi ve yurt dışında birçok özel koleksiyonda eserleri yer almaktadır. 2007 yılından beri de Paris Louvre Müzesi kompleksi içindeki Carousel salonlarında açılan Société National Des Beaux Arts salon sergisinde yer almaktadır.

Uluslararası Plastik Sanatçılar Derneği Üyesi olan Peruze Hamurcu, sanat eğitimciliği yapmakta ve çalışmalarını İstanbul ve izmir’deki atölyelerinde sürdürmektedir. Sanatçı 17 kişisel sergi açmış, çok sayıda karma sergi ve etkinlikte yer almıştır.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.