Özge Bahar Sunar: “Bir masal kahramanı olsaydım gücümü, yaşamın her alanında çocuğun öncelendiği, herkes tarafından saygı gösterildiği bir toplum yaratmak için kullanırdım.”

0 41

Özge Bahar Sunar ile tanışma şeklimiz bu satırları yazarken gözlerimin önüne geldi. Gülümseme yayıldı yüzüme… Olympos’ta bir Pazar günü.. Özge Bahar kızı Güneş ile birlikte bahçemizin önünden bisikletle geçiyordu. Ağaç heykellerimize bakıyorlardı ilgiyle.. Kim olduklarını bilmeden içeri buyur etmiştik. Biraz sonra da oğlu ve eşi de katıldı aramıza, soframızı şenlendirdiler. İki çocuk kitabı yazarı böylesine doğal bir akışta tanışmıştık. Özge Bahar Sunar’ın “Anneannemin Fotoğrafları” çocuk kitabını incelerken onu yakından tanıma arzum arttı. Öylesine sıcacık bir kitaptı ki.. Ölen aile büyüklerimizi yad ettiren, ölümden bahsetmeden çocukları yaşamın bu gerçeğiyle buluşturabilen incelikli bir kitaptı..  Ve işte röportajımız…

Sanat ve sanatçı tanımınızı alabilir miyim?

Sanat, hayatın özgür ve özgün şekilde yorumlanmasıdır. Sanatçı ise yorumcudur; kendinde dolayısıyla insanda olanı arayıp bulan ve karşı konulamaz şekilde dışa vurandır.

Öyküler yazmaya nasıl başladınız?

Her zaman her yere bir şeyler yazarım. Eski defterlerim minik öykülerle, şiirlerle, okuduğum kitaplarla ilgili aldığım notlarla dolu. Kızıma hamileyken bir blog açmıştım ve yaklaşık beş yıl boyunca yazmaya devam ettim. Bunun iyi bir pratik olduğunu düşünüyorum. Zaman zaman kısa ve uzun hikayeler de yazdım. Hatta öğretmenliğim sırasında altı ay izin alarak bir bilimkurgu romanı yazdım. Ancak hiçbirini yayınevine yollayacak cesareti bulmadım.

Sizi çocuklar için yazmaya iten, tetikleyen düşünce ve olaylardan söz edebilir misiniz?

Dediğim gibi yazıyla aram iyiydi. Çocuk edebiyatını seviyor ve takip etmeye çalışıyordum. Kitaplığımızın büyük bir kısmını çocuk kitaplarına ayırmıştık. Her gün çocuklarıma en az beş altı kitabı yüksek sesle okuyordum.  Onlardan gelen dönütlere göre nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmadıkları hakkında bilgim derinleşti. Kitaplarla bu kadar yakın olunca ister istemez aklıma çocuk hikayeleri gelmeye başladı. Çok büyük bir kısmını kayıt altına alamadan unutmuş olsam da bazı iyi gördüklerimi yazabildim. Ancak yine uzun bir süre yayınevlerine göndermedim. Sonra bir gün bir arkadaşımın cesaretlendirmesiyle hikayelerimi yolladım. Kabul edilince de istifa ederek yüzümü tam anlamıyla çocuk edebiyatına döndüm.

Kitaplarınızın yayınlanma hikayeleri ne peki? Özellikle Anneannemin Fotoğrafları ile Yağmur Adam ve En Güzel Dans kitaplarının…

“Anneannemin Fotoğrafları”nı anneannemi düşünerek yazmıştım, oldukça duygusal bir hikayedir. Sevgili Senta Urgan çizimleriyle bambaşka bir yere taşıdı hikâyeyi. Nesin Yayınevi tarafından yayınlandı. Yayınevi içindeki hemen herkes kitabı öylesine benimsedi ki, hepimiz için çok özel bir iş oldu. Daha sonra Amazon Crossing Kids Yayınevi kitabın tüm dünyadaki İngilizce yayın haklarını aldı. Umarım Türkiye’de sevildiği kadar yurt dışında da sevilir.

Yağmur Adam ve En Güzel Dans Redhouse Kids Yayınevi tarafından yayınlandı. Yağmur yağdırmaktan vazgeçen Yağmur Adam’ın işitme engelli bir kızla tanışmasını anlatıyor. Sevgili Uğur Altun çizimlerini yaptı. Kitap Türkiye’den önce Fransa’da yayınlandı ve Communication Art tarafından en iyi illüstrasyon ödülüne layık görüldü. Son olarak IBBY’nin Engelli Çocuklar İçin Öne Çıkan Kitaplar 2021 Seçkisine girdi.

Hangi kitaplarınız hangi dillere çevrildi?

Kirpi ve Sergi, Yağmur Adam ve En Güzel Dans, Anneannemin Fotoğrafları, Senede Bir Gün Dükkânı ve Saç Terzisi kitaplarım başta İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve İspanyolca olmak üzere ondan fazla dile çevrildi.

Yeni nesil çocuklar hakkında neler söylemek istersiniz? Dünyanın, insanlığın gidişatını değiştirebilecekler mi sizce?

Her nesil dünyanın ve insanın gidişatını değiştirir, önemli olan tüm canlılar için olumlu bir değişim yaratabilmektir. Elbette yeni neslin bunu başaracağını, bilimde ve sanatta insani değerleri gözeterek ilerleyeceklerini düşünüyorum. Ancak sorumluluğun tamamını onlara bırakamayız, bizler de bütün çocuklara kendilerini gerçekleştirebilecekleri ortamlar sunmalıyız.

 

Çocuk eğitiminde kitap seçimi

 

Çocuk eğitiminde kitap seçimi ne kadar önemli? Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Çocukta iyi bir karakter gelişimi için çocuk edebiyatının çok önemli olduğunu düşünüyorum. İyi kitap iyi besindir. Birlikte kitap okumak dil gelişiminden duyguların anlaşılmasına, eleştirel bakıştan kendini tanımaya birçok konuda etkin rol oynar. Her çocuğun bir kitaplığı olmasını tavsiye ediyorum; erişebileceği, okuma bilmese bile istediği zaman alıp resimlerine bakabileceği nitelikli kitaplarla dolu bir kitaplık. Çocuğun estetik zevkinin gelişmesi, edebiyat tadı alabilmesi, hem kendi hayatında yaşadığı hem de hiçbir zaman yaşayamayacağı olaylar hakkında düşünebilmesi için en zevkli ve faydalı araçlardan biridir kitap. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta çocuğun edebi bir zevk alabilmesi ve okuduğu metni içselleştirebilmesidir. Didaktik yani baskın bir şekilde öğretme amacı taşıyan metinler bahsettiğim amaca hizmet etmez.

Çocukluğunuzda sizi en çok etkileyen kitap hangisiydi?

En çok Binbir Gece Masalları’ndan etkilendiğimi hatırlıyorum.

Aileniz size masallar anlattı mı?

Evet, çok masal dinledim. Okula başlayana kadar hayatım masaldı diyebilirim. Anneannem harika bir anlatıcıydı. Her şeyi, her olayı masallaştırabilirdi. Uydurma konusunda ustaydı. Hayatını, rüyalarını, yemek tariflerini bile masal gibi anlatırdı.

Mutlaka okunmalı diyebileceğiniz kitaplar hangileri? (Yetişkinler ve çocuklar için)

Bu soruyu izninle şöyle yorumluyorum; çocuklarım Julia Donaldson – Axel Scheffler ikilisiyle tanışmasaydı, kızım ilkokulda Roald Dahl’ın bütün kitaplarını büyük bir iştahla okumasaydı ve ben Ursula K. Le Guin’in kitapları başta olmak üzere bilim kurgudan eksik kalsaydım çok üzülürdüm.

Mucizeler yaratabilen bir masal kahramanı olsaydınız dünyayı nasıl ve neleri değiştirmek isterdiniz?

Zor bir soru. Her şeyin birbiriyle ilişkisi olduğunu düşündüğümde değiştireceğim şey sadece değiştireceğim şey olmayacaktır. Çok da derine inmeden şöyle cevaplayayım; gücümü, yaşamın her alanında çocuğun öncelendiği, herkes tarafından saygı gösterildiği bir toplum yaratmak için kullanırdım.

 

Özge Bahar Sunar

1981 yılında Sakarya’da doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi Bilgisayar Öğretmenliği Bölümü’nden 2004 yılında, Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Yönetimi ve Denetimi yüksek lisans programından 2011 yılında mezun oldu.

Mezun olur olmaz göreve başladı ve mesleğini on iki yıl boyunca sürdürdü. Öğretmenlik zamanlarında gösterilerde metinler yazdı, okul gazetelerinin hem özgün içeriğini hem de tasarımını yaptı; sanatsal faaliyetlerde yer almaya çalıştı. 2016 yılından bu yana çocuk kitaplarına yoğunlaştı. Eşi ve iki çocuğuyla birlikte Antalya’da yaşıyor.

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.