Çocuklarla Sanat Konuşmaları – 9 Nefes Canbey: “Hayvanlara insanlardan çok alan verilsin isterdim. Şehirlerin dörtte üçü hayvanların olsun. Dörtte biri insanların olsun.”

0 303

Nefes Canbey 8 yaşında. Datça’da yaşıyor. Okulunda buluştuk bir öğle vakti. Beraber yemek yedik, konuştuk.. Oradan buradan..

Hayalindeki dünyada neler olsun isterdin?

Hayalimdeki şehir büyük bir yer. Orada çok büyük olmasına rağmen herkesi tanıyorum. Hiç mutsuz sokak yok. En büyük mutsuzluklar umurlarında olmaz. Çünkü o şehirde hiçbir zaman mutsuzluk olmaz. İsmi de Neşe Şehir. Keşfedilmemiş yeri çok. Her gün bu şehir büyüsün. Her gün bir yer daha keşfedeyim…

Neresinde yaşıyorsun bu şehrin?

Büyük bir evde yaşıyorum. Yanında bir mağaza var. Arka sokağı en sevdiğim sokak. Adı Tiyatro. Bu sokakta tiyatro sahneleri kuruyor insanlar birbirine. Evimin solunda koca bir nehir var. İki sokak ötede çok güzel bir ahır var. Nehir üzerinden köprüyle geçiliyor. Çeşit çeşit özel hayvanlar var. Başka dünyalardan gelmişler. Soyu tükenmiş özel hayvanlar o adada sadece orada kalmıyorlar. Bütün şehri gezme izinleri var. Sahilinin ismi Deniz Kabuğu. Çünkü çok büyük insan boyunda deniz kabukları var..

Seviyor musun deniz kabuklarını?

Evet. Büyük bir kutu deniz kabuğu koleksiyonum var.

Hayvan özgürlüğünden yanasın. Bu konuda neler yapılsın isterdin?

Hayvanlara insanlardan çok alan verilsin isterdim. Şehirlerin dörtte üçü hayvanların olsun. Dörtte biri insanların olsun. Çünkü şehire uyum saklayacaklarını sanmıyorum. Şehirde bu yüzden o kadar çok hayvan ölüyor ki..

Köpeklerin kulakları sağır oluyor. Onlara okullardan uzak dursun diye aleti sıkıyorlar. Fener gibi bir şey..  Acayip bir ses yayıyor bu alet. Sadece köpekler duyuyor. Köpeklerin kulak zarları parçalanıyor, canları çok yanıyor. Bu durdurulsun istiyorum.

Çok üzüldüm.

Hayvan sevmeyen bile çok üzülür bu duruma..

Orada yanında neler olsun isterdin? Neler götürürdün bu dünyadan?

Buradan oraya yıllardır sakladığım değerli eşyalarımı, babamın yurtdışından getirdiği pinokyolu kalemimi götürürdüm. En uğurlu kalemimdir. Aslında odamı komple taşırdım. Çünkü orada bana hediye gelmiş çok şey var.

Sen o zaman hediyelere değer veriyorsun…

Evet evin olmadık yerlerine saklıyorum. İnsanlar karıştırmasın diye. Özel eşyalarım onlar.

Resim yapıyor musun?

Evet. En sevdiğim şey bir kağıtta farklı farklı resimler yapmak..

Anlatsana nasıl?

Mesela bir geyik çizdim.. Üstünü desenlerle kapladım. Sonra da geyiği kahverengi ile tekrar boyadım. Başka şekillerin arasından çıktı geyik..

Hangi ressamlar dikkatini çekiyor?

En çok Picasso’yu seviyorum. Matisse’i de seviyorum. Van Gogh’u da çok seviyorum.

Ben bir resim görmüştüm her bakan başka şey görüyor. Benim gördüğüm ufacık bir şemsiye idi. Nokta kadar..

Hundertwasser resimlerine bakalım..

Bak bu resim benim şehrime benziyor.

Hundertwasser

Hangi kitapları seviyorsun

Cadı Vini’nin kitaplarını seviyorum. Maceralı ve kalın kitaplar ilgimi çekiyor.

Benim de Fenerköy’de Fırtına isimli bir kitabım var..

Evet biliyorum. Annemin bir arkadaşı hediye etmişti.

Sen kitap yazsaydın nasıl bir kitap yazardın?

Maceralı ve orta kalınlıkta kitaplar yazardım.

Maceralar nerede geçerdi?

Heyecanlı zamanlarda.. Şaşkınlık ve heyecan karışıyor..

Datça’nın en çok sevdiğin yerleri?

Denizi.. Limanda yaşamamızı seviyorum. Bizim ev orada.

Seyahat ediyor musunuz?

Hep yurtdışına gidiyoruz. Yaz tatilinde.. Antalya’da çok özel havuzlu bir otelde kalmıştık. Rodos ve Simi’ye gitmiştik.

Denizin nesi seni heyecanlandırıyor?

Derine dalıyorum. Değişik balıklarla karşılaşıyorum. Kuma yatan vatoz gibi incecik balıklar var. Çok az görünüyorlar. Ürküyorum ama seviyorum onları.

En iyi arkadaşını ve hiç anlaşamadığını anlatır mısın? Adını vermeden..

En sevdiğim arkadaşım sırlarımı komple saklar. Ona kızdığımda bile bir şey yapmaz. Yanlışlık yaptığımda bile beni üzmeden hatamı gösterir. Aramızda tartışma çıkmadı hiçbir zaman. Datçalı değil ama ona rağmen onu çok seviyorum.

Sıfır anlaştığım bir arkadaşım var. Bana fazla yalan atıyor. Kötü davranıyor.

Nasıl Yani?

Arkadaşlarıma benimle ilgili yanlış şeyler söylüyor. Beni arkadaşlarımdan uzaklaştırmaya çalışıyor.

Neden böyle şeyler yapıyor sence?

Bilmiyorum. Bazı özelliklerimi küçümsüyor. İyi yazı yazıyorum ben. Çok eskiden bana bu özelliğime özendiğini söylemişti. Ama sonradan aramızda bir tartışma çıktığından bana küstü.

Barışmaya çalışmıyor musun?

Hayatımda o kadar da önemli bir yer kaplamıyor. Mutlu olduğumuz zamanlarda da bana hep vuruyordu, kızıyordu..

Nefes Canbey

Gelecekte neler yapmak istiyorsun? Nasıl bir meslek seçeceksin?

Avukat olacağım.

Neden?

Bir ara çok istiyordum. Anlayamıyorum. Şu sıralar neden istediğimi bilmiyorum.

Koca koca kitaplar bitirip hukuk kurallarını ezberlemen gerekecek.

Tamam tamam ben soğudum bu işten..

Hayatının en mutlu günü hangisiydi?

Antalya’da otelde kaldığımız gün benim hayatımın en mutlu günüydü. O gün her istediğim olmuştu. Tek bir şey olmamıştı. O da vatozlarla suda yüzecektim su parkında.. Çok istiyordum ama vatozlardan öyle korktum ki suda yüzme hayalim cupp oldu.

Dünyayı ne kurtaracak sence?

Hmm hiçbir şey. Yok ya da.. Bir şey var.. Ben kurtaracağım. Ama sadece hayvanları kurtaracağım. İnsanları değil. İnsanlar hayvanların çoğunu öldürüyor. Onlar da bu duyguyu yaşasın.

Bir hayvan dostun var mı?

Evimiz limanda olduğu için hayvan istiyorum ama babam buna karşı. Araba çarpacağını düşünüyorlar. İki kaplumbağımız vardı biri ölmüştü. Babam hayvanların öldüğünü düşünüp hayvan sahibi olmak istemediği söylüyor.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.