An ve Anlam 19 – Gülay sorar, Gün yazar. Her Pazar…

0 3

Suskunluk ile ama birlikte…

Zaman olur dostlar, bir suskunluk kaplayıverir kimimizi.
Birkaç haftadır beni de geldi yakaladı öylesi bir susmak, yazıp söyleyememek hali.
Söyleyecek sözüm olmadığından değil, aksine, çok değişik konularda çok sözün, çok düşüncenin aynı dönemde, herbiri ayrı renk ve tınılarda ama birlikte varolması sonucu susmaktayım. Bu dönemde biraz susmak da istiyor olmalıyım…
Anlamı, durumu, yaşamı, herbirinin göreceli önemlerini sorgulamaktayım.
Bana düzenli yazılarım için üç hafta önce Gülay’ın ilettiği soru da (Sevmek mi güzel, sevilmek mi?) iki durumu ele alıyor, hangisinin neden önemli olduğunu düşünmeye davet ediyordu. O sorudan yola çıktım, yazmaya yeltendim, ama nice diğer düşünce ile buluşunca sustum, sustuk. Sessizce ilerliyoruz.
Belki sizlere, belki kendime doğru…
Ben kendime, bu yazıp söyleyememezlik halime saygı gösterdim, sustum. Gülay da bana… Beni “hadi yaz” diye iteklemiyor. Sizlerden, bu dönemde bana anlayış göstermenizi diliyorum. Biliniz ki, düşüncelerim serbest kalabildiğince, burada olmakta, sizlerle de buluşmakta.
Şimdilerde, bir masa çevresinde oturmuş, sessizlik içerisinde çaylarımızı yudumladığımızı, sakin ve sessiz oturduğumuzu varsayalım.
Sessizlik içerisinde, ama birlikte olmaktan mutlu olmak hali ile…
Çay bardağım ile herbirinizi selamlıyorum dostlar. Boşalmış iskemleleri de…
Saygıyla.
Gün ARUN

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.