12. Datça Açık Deniz Yüzme Maratonu teması “KURAKLIK bir kulaç kadar yakın! SUYUNA SAHİP ÇIK!” idi..

0 5

 
Datça’da gerçekleştirilen ülkemizin ilk ve tek Kış Yüzme Maratonu’nun 12.si, 24 Şubat 2018 günü yapıldı. Yaş sınırı 16 olan uzun parkur 5000 metre, yaş sınırı 14 olan kısa parkur ise 1500 metre idi. Deniz suyu derecesi 17 idi.
Her yıl farklı bir teması bulunan maraton bu yıl konusunu “Su farkındalığı”olarak belirlemişti. 

Slogan  “Kuraklık bir kulaç kadar bize yakın, suyuna sahip çık” idi.
Her geçen gün etkisini daha belirgin bir şekilde hissettiğimiz küresel iklim değişikliğinin, kontrol edilemeyen nüfus artışının, hızlı şehirleşme ve sanayileşmenin en önemli sonuçlarından biri kullanılabilir tatlı su kaynaklarının giderek azalmasıdır. Ülkemiz, dünyada “su fakirliği” çeken ülkeler arasındadır.
Bu nedenle su kaynaklarımızın verimli kullanımı şartı ve yönetimi tartışılmaz bir gerekliliktir. Suyun potansiyel enerjisinden yararlanarak elektrik üreten ve son yıllarda sayıları hızla artan hidroelektrik santralları da çevre ve su kaynakları üzerinde yıkıcı etkileri olan etmenlerdir. HES yapılırken kesilen ağaçlar, sonrasında oluşan erozyon, sel kontrolunun kalmaması, nehirlerin yeraltı sularını besleyememesi yeraltı sularının azalmasında önemli rol oynamaktadır.

 

Tamamı “Özel Çevre Koruma Bölgesi”nde olan  Datça yarımadası ise, anakaradan tatlı su geçişine imkan vermeyen kaya oluşumları nedeniyle gerçekte “ada”dır.  Yeraltı su kaynaklarımız sadece yağışlardan beslenebilmektedir. 
 
Yıllık buharlaşma oranının -950 mm-, yıllık ortalama yağış oranından -685 mm- yüksek olması nedeniyle de “kurak” bir bölge olarak tanımlanmaktadır.
Günümüzde sahip olduğumuz teknoloji, suyu toprağın daha derinlerinden çekmek ya da çok uzaklardan taşımak gibi çözümleri olanaklı hale getirse de; sınırlı kaynaklar doğru kullanılmadığı ve yönetilmediği takdirde, yakın gelecekte susuzluk en önemli sorunlarımızdan biri olacaktır.
2017 yılı yaz aylarında; kışlık nüfusa göre yapılan planlamalar ve altyapı,  plansız gelişme, kontrol edilemeyen kuyu kullanımı, yöreye uygun tarımsal ürünler, bitkiler ve ağaçlandırmanın dikkate  alınmaması, yağmur suyunu tutabilecek -sarnıç, depo gibi-  yapıların eksikliği, önemli oranda susuzluk yaşamamıza neden olmuştur. Evsel kullanımda su tasarrufu, geri dönüştürülmüş gri su/atık su kullanımı, yağmur suyu depolama, yağışlarla yeraltı suyumuzun beslenmesi, tarımda ve bahçe sulamada verimli yöntemler, yöreye uygun tarımsal ürünler gibi  konularda farkındalık oluşmasını sağlamak, dikkat çekmek için  bu yıl Datça Açık Deniz Kış Yüzme Maratonu’nda kulaçlar “temiz su” için atıldı.

Maraton hakkında Maraton Komitesi Başkanı Levent Özberk’ten bilgi aldım…

Maratonun ortaya çıkma hikayesi nedir?
2003 yılının yaz sonunda Datça Belediye Başkanı Erol Karakullukçu ve Sömbeki Belediye Başkanı Lefteris Papakalodukas Türk-Yunan dostluğunu pekiştirmek üzere ilk defa karşılıklı bir diyaloğa giriyorlar. İki kıyının birbirine bağlanmasını simgeleyen bir yüzme etkinliği planlanıyor.

1 Eylül 2003 “Barış Günü” ilan ediliyor. Bu fikrin yüzücü sahipleri Necati Sağır, Anlı Ataöv ve Zeynep Davaz, Datça Limanı’ndan Sömbeki Limanı’na doğru yüzmeye başlıyorlar. Yunanlı yüzücüler de aksi yönde başlıyor yüzmeye. Datça ile Sömbeki limanları arasındaki 18 km’lik mesafenin ortasında karşılaştıklarında denizin ortasında ilk “Barış Çemberi”ni oluşturuyorlar.
Ve Türk yüzücüler Datça’dan Sömbeki’ye doğru, Yunanlı yüzücüler de Datça’ya doğru yüzmeye devam ediyor.
Datça Limanı’na varan Yunanlı yüzücü arkadaşlarımızı ellerinde Türk ve Yunan bayraklarını sallayan esaslı bir kalabalık karşılıyor, onlara sarılıyor ve kutluyorlar. İlk akşam kutlamalar Datça’da, ertesi akşam Sömbeki Adası’nda devam ediyor. Datça’daki akşam kutlamalarına yüzlerce ada halkı katılıyor, birlikte dans edip şarkı söylüyorlar. Ertesi gün Sömbeki’ye, hükümet düzeyinde konulmuş vize kısıtlamalarından dolayı, sadece basın, yönetici ve yüzücülerin oluşturduğu küçük bir grup gidiyor.
Daha sonraki yıllarda yerel yüzücü sayısı, Sömbeki’ye kutlamaya giden Datça yerel halk sayısı, açık denizin ortasında yüzücülerin buluşma noktasına yerel halkı taşıyan tekne sayısı ve ekonomik işbirliği ivmesi artıyor.
Açık deniz maraton yüzmelerinin Yunanistan’daki tarihçesi yarım asıra uzanan ulusal bir kültür.. Bize de sirayet ediyor. 2005 yılının Ocak ayında Necati Sağır, Kubilay Demirkan ve Anlı Ataöv,  Yunanistan’ın Kefelonya Adası ve Selanik’e kış yüzme etkinliklerine gidiyor. Bu organizasyonda yüzdükten sonra aynısını Türkiye’de gerçekleştirmeye karar veriyorlar.
2007 yılının Ocak ayında Necati Sağır yerel organizasyonu, Kubilay Demirkan ve eşi Anlı Ataöv uluslararası organizasyonu üstleniyorlar. ilk Datça Kış Yüzme etkinliği düzenleniyor. Datça’dan da katılımcılarla küçük sayılabilecek bir grup yüzücü 14 derece suda Datça’nın açıklarındaki Fener Adası’na yüzüp geliyor. Her bir yüzücüyü bir balıkçı teknesi takip ediyor. İlk defa düzenlenen bu etkinlikte Yunanlı dostlarımızı dört gün ağırlayabiliyoruz.

 

 
2008’de çok daha büyük bir grup olarak geliyorlar, seyahatlerini Türkiye’nin başka yörelerini de ziyaret edebilecek şekilde organize ediyorlar. Onları ağırlayabildiğimiz şehirlerde konaklamalarını sağlıyoruz, evlerimizde davetler veriyoruz. Ayrıca, kültür, sanat ve spor etkinlikleri aracılığı ile kültürlerarası diyaloğun gelişmesi amacıyla kurduğumuz BİVAK (Birlikte Var Olmak) Derneği’nden kalabalık bir grup ile katılıyoruz etkinliğe. Dernek ayrıca tişörtler bastırarak ve katılan yüzücülere hediyeler alarak destek oluyor etkinliğe. Yine dernek kurucu üyelerinden viyola sanatçısı Tuba Özkan ve keman sanatçısı Ellen Jewett samimi bir kutlama gecesinde nefis bir klasik müzik resitali ile tadlandırıyor etkinliği. Yıllarca yazıları ile hem Datça’nın tanıtılmasına hem de Türk-Yunan dostluğuna katkı sağlamış Nihat Akkaraca, misafirlerimizi Datça yarımadasında bizzat gezdiriyor ve yerel hikayeleri paylaşıyor. Datça’da muazzam bir dostluk ve şenlik havası esiyor. Esnafı, sporcusu, yerel yöneticisi, yerel halkı bir şekilde dört günlük kutlamanın parçası oluyor. Nihat Akkaraca’nın kısa bir süre sonra aramızdan hiç beklenmedik şekilde ayrılması hem bizde hem de Yunanlı dostlarda derin üzüntüye neden oluyor.

Son yıllarda Datça kış yüzme maratonu, çevre, dostluk, barış temalı konu, kişi veya olaylara dikkat çekme adına yapılıyor. “Denizlerdeki Bio-çeşitliliğin Korunması”, “Ege Denizi’nde İnsan Kaçakçılığı ve Mülteci Sorunları” gibi konular adına düzenlendi. 2012 yılındaki etkinlik o yıl aramızdan ayrılan Türk-Yunan dostluğuna sporcu kişiliği ile en fazla emeği geçmiş olanlardan Lefter Küçükandonyanis anısına düzenlenmişti.

Organizasyonunda kimler görev almaktadır? 

Her sene değişmekte.. Bu senenin komitesi Necati SAĞIR, Levent ÖZBERK, Özlem CANER, Osman AKIN, Ayhan DİNÇ, Kamil ARSLANTÜRKOĞLU, Halil KADER, Osman Rasim TÜRKAY, Melda OMAY, Leyla ERKUNT,  Fikret DOĞAN, Deniz ARI, Halil ALAŞAHAN, Burak ÖZER, Mehmet ERDOĞAN, Musa KEF, Erol PİR, Mustafa KUMBARACI’dan oluşmaktadır.

 


Sponsorların doğrudan ve dolaylı katkıları nelerdir?
Organizasyonun ana yürütücüsü Datça Belediyesi’dir. Muğla Büyük Şehir Belediyesi ve Muğla Ticaret Odası’nı ise sponsordan çok organizasyon ortağı adledebiliriz.
Bu sene Muğla Büyük Şehir SweatShirt ve havluları temin etti. Muğla Ticaret Odası ise organizasyonun chip firmasını ve saha düzenlemesini yapan (çay, öğle aparatifi ve süsleme) organizasyon firmasının ücretini ödedi..
Muğla Büyük Şehir ve Muğla Ticaret Odası’nın maddi desteği dışında bize ciddi manevi destekleri de mevcut.
Diğer sponsorlarımız şöyle: Olive Farm (yüzücü bone ve çantaları), Kocamaar (yerel ürünlerden oluşan hediye paketleri), Özberk İnşaat ve Öz Yapı Antik (bazı organizasyon harcamaları), Uslu Otel ve diğer bazı oteller (misafirlere ücretsiz oda tahsisi).
Kaç sporcu katılmaktadır?
Katılımcı sayısımız her sen artıyor. Bu sene 407 idi.

 

 
Sporcuların kaçı amatör kaçı profesyonel yüzücüdür?
Sponsorları olan yüzücülerimiz var ancak bunların net sayısını bilmiyoruz. Ancak çoğu yüzücümüzün yüzücü lisans bulunmakta.
Yüzücülerin kaçı kadın, kaçı erkek ve kaçı engelli yüzücülerdir?
%70 Erkek %30 Kadın. Bu sene 5 engelli yüzücümüz vardı. Çilem Çelik kendi yaş kategorisinde birinci oldu.
Maraton rotası her yıl aynı mıydı? Uzunluğu, başlangıç ve bitiş noktaları nedir?
İlk yıllar farklılıklar olabiliyordu. Örneğin ilk başlangıç Taşlık sahilinde sonra hava şartlarından ötürü başka bir yıl Karaköy’de gerçekleşti. Organizasyon büyüdükçe maratonun yeri Kumluk sahiline sabitlendi diyebiliriz. Bu arada kötü hava şartlarından ötürü uzun parkuru kısaltabiliyoruz.
Maratonun yıllara ve klasmanlara göre tamamlanma süreleri (rekorları?) nedir?

Parkur mesafeleri bazen değiştiği için bu konuda özel bir çalışmamız olmadı.


Maraton vesilesiyle Datça bu yıl kimleri konuk edecek?
Onur konuklarımız Nezih Eşal ve Turgut Esen idi.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.